Yazar:Serdar Muradî

TSK’nin ÖSO ile birlikte 24 Ağustosta Suriye topraklarında başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında, El-Bab meskun mahali TSK’ya göre 24 Şubat 2017 tarihinde tamamen ele geçirildi. Bilebildiğimiz kadarıyla 21 Aralıktan beri El Bab IŞİD’den alınmaya çalışılıyordu. Yaptığımız incelemeye göre1, El Bab’ı ele geçirmeye yönelik, TSK tarafından üç taarruz girişiminde bulunuldu.

Birincisi 21-22 Aralıkta El Bab’ın kuzey ve kuzeybatısından gerçekleşti, şehit ve yaralı verdiğimiz bu taarruzun sonucunda hasarlı, vurulan, haber alınamayan 15 zırhlı araç orada bırakıldı ve toplanma bölgesine geri dönüldü.

İkinci taaruzda, El Bab’a kuzeydoğudan yaklaşılmak istendi. 20 Ocakta Suflaniyeh kasabasında gerçekleşen IŞİD saldırısında yine şehit düşen ve yaralanan askerlerimizle birlikte IŞİD tarafından yayımlanan fotoğraflardan en az 5 zırhlı aracın vurulduğu anlaşıldı.

Üçüncüsü ise 08-27 Şubat tarihleri arasında kuzeybatıdan gerçekleşti ve şehrin ele geçirildiği iddia edildi. (bunun ne kadar taarruz ne kadarı siyasi pazarlık olmadığının henüz tam olarak anlaşılmadığını da buraya not edelim) IŞİD tarafından El Bab’ın anlaşmalı olarak TSK’ya bırakıldığı iddialarının gölgesinde halen bölge mayın ile tuzaklardan temizlenmeye çalışılıyor.

Harekât nereden bakarsak bakalım, çok maliyetli oldu: Sayısını bilemediğimiz çok sayıda askerimiz yaralandı, resmi rakamlara göre 71 askerimiz şehit oldu, bununla birlikte 28 Ocak 2017’de şehit sayımızın 48 değil 100 olduğuna dair iddialar vardı. Fırat Kalkanı Harekatı başladığından beri kaybedilen zırhlı araç sayısı ise, resmî ağızlardan açıklanmasa da, muhtelif kaynaklarda yazılan ve yalanlanmayan haberlere göre 50’nin üzerinde.

Hükûmet yanlısı basın ve resmî açıklamalarda yer alan temelsiz başarı hikayelerinden birazcık geriye çekilip objektif olarak harekâtı değerlendirdiğimizde maalesef karşımıza çıkan manzara çok da iç açıcı değil. Çok uzun yıllardır büyük fedakarlıklarla küçük birlik harekatı yapan komando ve özel kuvvet unsurlarımızın tecrübesi ve başarısı nispeten daha yüksek, fakat özellikle zırhlı birlik zayiatlarımız hiç bir şekilde kabul edilemez bir seviyede. Kaybedilen tanklarımız yurtdışında dahi o kadar ses getirdi ki, Alman gazetelerinde “Leopard efsanesi bitti mi?” başlıklı yazılar yayımlandı ve Türk Tankçılarının eğitimsizlikleri gündeme getirildi.

zırhlı kaybı 1
IŞİD tarafından imha edilmiş bir Leopard2A4 ve ele geçen teçhizat.

Her ne kadar harekat bitti dense de, sürekli saldırıların ve maalesef şehit/yaralı haberlerinin gelmeye devam ettiği Suriye’de, ilan edildiği gibi Menbiç veya Rakka’ya bir harekât düzenlenmesi durumunda karşımıza çok daha vahim manzaralar çıkma ihtimali yüksek. Dilerseniz daha üzücü neticelerle karşılaşmamak için alınan dersleri masaya yatıralım. Bu çerçevede, önce neden zayiat bu kadar yüksek sorusunu yanıtlayıp, müteakiben ne yapılabilir hakkında fikirlerimizi beyan edeceğiz.

Neden bu kadar Zayiat Verildi?

Sebepleri bir kaç ana başlıkta toplamak mümkün:

Askeri hedeflerin Siyasi irade tarafından belirlenmesi: Fırat Kalkanı Harekatı’nda siyasi irade tarafından meskun mahallerin ele geçirilmesi şeklinde askeri hedeflerin belirlenmesi ve bunun dikte edilmesi Fırat Kalkanı Harekatı komuta heyetini sınırlandırmış ve siyasi hedefin daha az kayıpla gerçekleştirilmesini sağlayacak askeri hedeflerin tespitine engel olunmuştur. IŞİD’e karşı koalisyon güçlerinin Irak’ta icra ettiği harekattan alınan derslerden birisinin, başarının meskun mahalin merkezine girmek değil, meskun mahaldeki tehdidi çevresi ile birlikte stabilize etmek olduğu belirtilmektedir.2 Harekatın siyasi hedefi, meskun mahallerin tecridi ve bunları birbirlerine bağlayan arazinin ve özellikle yolların kontrolü ile sağlanabilecekken, aşırı zayiat verileceği tarihten örneklerle ispatlanmış3 meskun mahale girmenin gereksizliği personel ve araç zayiatının ilk stratejik sebebidir.

Muharebe sahasında yalnızlık: IŞİD, YPG, ÖSO gibi yerel unsurlarla birlikte Suriye, Rusya ve ABD’nin içinde yer aldığı savaşta, dost/düşman ayrımının tutarlı ve sağlam yapılamaması, güçlü ittifaklar tesis edilememesi ve zaman içerisinde yaşanan değişkenlik sonucu meydana gelen yalnızlık, personel ve araç zayiatının ikinci stratejik sebebidir. Acınacak bir şekilde, ısrarla önce NATO ve sonra Rusya’dan hava desteği istenmesi, birliklerin en önemli desteği olan Yakın Hava Desteğinin olmadığı ve yabancı ülkelerin inisiyatifine bırakıldığını açık bir şekilde gösteriyor. Tabii ki bütün bunlar olurken TSK’da devasa bir tasfiye ve komuta kademesinin dağıtılmasına ise realist bir anlam vermek mümkün değil.

İstihbarat eksikliği: IŞİD’in harp stratejisinde dört husus ön plana çıkıyor4;

* Tanksavar silahlarını çok iyi kullanması,

* Toplanma bölgesindeki birliklere baskın şeklinde ve taarruz kademesindeki birliklere aktif savunma içerisinde karşı taarruz kapsamında araçla intihar saldırıları yapması,

* Meskun mahalde tünelleri saldırı planına dahil ederek kuvvet kaydırabilmesi,

* Sürdürülebilir lojistik desteğe, takviye imkanına sahip olması.

Muharebe sahasında bu hususlara karşı tedbir geliştirilebilmesinin birinci vasıtası hiç tereddütsüz yeterli istihbaratın elde edilmesi. Çok vahim zayiatların müsebbiplerinden olan istihbarat açığı, harekat öncesinde halledilmesi gereken bir sorun iken, belli ki gereği yapılmamış. Acınacak bir çabayla, bu açık harekat devam ederken 26 Ekim’de Rusya ile istihbarat paylaşımı anlaşması imzalanarak giderilmeye çalışılmıştır. Anlaşma içerisinde Rusya tarafından sinyal ve görüntü istihbaratı ile elektronik istihbarat verileceği söylenirken, Türkiye’nin “değerli istihbarat kuruluşları”na atıf yapılması, Türkiye’nin Suriye hava sahasında istihbarat anlamında var olmadığını göstermektedir. Milli Savunma Bakanı’nın 19’uncu ATAK helikopterinin teslim törenindeki konuşmasında koalisyon güçlerinden gelmesini arzu ettiği hava desteğinin yanında talep ettiği diğer destek istihbarat desteği olsa gerektir. Tabii ki, Arapça bilen personelin olmadığını bildiğimiz MİT ve TSK’nın insan istihbaratını da yapamadığını, sahadaki sivillerden bilgi toplamaktan dahi aciz olduğunu da vurgularsak, istihbarat açığının vehameti daha da açık olarak ortaya çıkacaktır.

243-1024x577.jpg
IŞİD’in ele geçirdiği bir başka LEOPARD2A4.

Yetersiz muharebe gücü, eksik teşkilatlanma ve yeteneklerin ikame edilememesi: Birliklerimize yeterli muharebe maalesef yeterli seviyede Muharebe İçin Teşkilatlanma (MİT) yapmamıştır. Piyade (Mekanize ve havan unsurları dahil), tank, topçu (ÇNRA dahil), istihkam, muhabere, lojistik destek unsurları, Hava Kuvvetleri harekatta görev almakta, İHA’ların harekata dahil edildiği belirtilmektedir. Fakat, kritik imkan kabiliyetler yeterince konuşlandırılamamıştır. Birliklerin açık arazide tanksavar saldırılarına maruz kalması, keşif gözetleme ve istihbarat kabiliyetlerinin yeterince bulunmadığının en önemli delilidir. Açık arazide en basit keşif gözetlemenin dahi yapılmadığının açıkça görüldüğü saldırılar yine bu vahim eksikliklere işaret etmektedir. İHA’lardan söz açılmışken, Aralık 2016 tarihli araştırmada, Suriye muharebe sahasında yer alan IŞİD dahil bütün aktörlerce kullanılan onlarca farklı İHA hakkında bilgiler yer almaktadır. Bunun yanında sadece birgün havada kalan ve sonrasında kaza kırıma uğrayan Bayraktar’dan bahsedilmektedir. Artık terör örgütlerinin dahi kullandığı ve çok kolay erişilebilir bir kabiliyet haline gelen İHA’ları neden birlikerimize 24 saat ve her seviyede destek sağlayacak şekilde kullanmadığımızın cevabı kritiktir. Bunun yanında TSK envanterinde olduğu belirtilen 12 adet Bayraktar Taktik İHA, 148 adet Bayraktar Mini İHA (ki maalesef taktik olarak fevkalade yetersizdir), 4 adet Malazgirt Mini İHA acaba nerededir?

Hava savunma birliklerinin eksikliği 27 Eylül’de IŞİD tarafından yapılan İHA saldırısında ortaya çıkmış, 24 Kasım’da yapılan hava saldırısı ile şehit edilen 3 askerimizden sonra bölgeye hava savunma silahları gönderilmiş, her hava saldırısından sonra gönderilmeye devam edilmektedir. Manevra unsurları da yeterli miktarda sevk edilmemiş, Aralık ayı içerisinde ihtiyaç üzerine komando birlikleri bölgeye gönderilmiştir. IŞİD tehdidine karşı en önemli desteklerden olabilecek taarruz helikopterlerinin bölgede kullanıldığına dair bilgi veya emareye rastlanmamıştır. Envanterinde Kobra taarruz helikopteri olan ve 19’uncu ATAK helikopterini teslim alan TSK, bölgedeki birliklerini bu en kritik kara hava desteğinden mahrum bırakmaktadır. İHA’larının yetersizliği, hava savunma birliklerinin ihtiyaç hasıl oldukça bölgeye sevk edilmesi, komando birliklerinin sonradan gönderilmesi eksik teşkilatlanmanın (dolayısıyla yetersiz planlama ve başarısız sevk ve idarenin) çok açık bir göstergesidir. Tedbir geliştirilemeyen füze tehdidi nedeniyle kullanılamadığı düşünülen taarruz helikopteri eksikliğinden oluşan kara hava desteği de ikame edilememiştir. Sürekli olarak silahlı İHA’ları etkin olarak kullandığını iddia eden Kara Kuvvetlerinin bu imkan kabiliyeti neden Suriye harekat alanında kullanmadığı ciddi bir soru olarak durmaktadır.

Tanksavar (TAS) tehdidine karşı yeterli tedbirlerin alınmaması: IŞİD tanksavar ateşlerini etkin kullanmaktadır. Birliklerimiz, tanksavar ateşinden önemli derecede personel ve zırhlı araç kaybı yaşamıştır. Harekat alanından anlık bilgi paylaşan https://syria.liveuamap.com/en/ sitesi incelendiğinde, IŞİD tarafından TSK’ya karşı şimdiye kadar tanksavar silahı ile yapılan 10’un üzerinde saldırıda netice alındığı anlaşılmaktadır.

Adım adım gelen ve iki tankın aynı mevziden yapılan atışla vurulduğu bir başka saldırı. Defalarca aynı şekilde zayiat verilmesi ancak tedbir getirilmemesi çok acı. Sürekli bir keşif gözetleme, ani reaksiyon gibi olmazsa olmaz harekât bileşenlerinin ihmal edildiği çok açık.

Birliklerimiz tanksavar silahını etkin kullanan düşmana tanklar taarruz kademesinde taarruz ederken piyadenin bindirilmiş olarak tanklara refakat etmesi ve özellikle meskun mahallerde hareket kabiliyetleri kısıtlı olan tanklara uzaktan keşif desteği sağlamaması neticesinde defalarca TAS ateşinde zayiat verilmiştir. Çok temel taktik hatalar görülüyor: Ufuk hattında silüet verecek şekilde mevzilenilmekte, açık alanlar hızlı geçilmemektedir. Ateş geldiğinde derhal karşılık verme, dağılma, mevzi alma uygulanmamaktadır.

Havadan İHA ile sürekli istihbarat alınamaması, hava kuvvetlerinin akıllı mühimmat stoğu olmadığından klasik mühimmat kullanması ve topçu ile ÇNRA’nın taarruz kademesine yaklaştırılmayıp taarruz helikopter açığını kapatacak şekilde gerektiğinde görerek atış6 imkanından faydalanılmaması sonucu tanksavar silahlarının manevra esnasında ateşle baskı altına alınamaması ağır kayıplara sebep oluyor.

Bombalı araçla intihar saldırılarının önlenememesi: IŞİD’in etkin kullandığı diğer bir yöntem bombalı araçla intihar saldırısıdır. Yine https://syria.liveuamap.com/en/ sitesi incelendiğinde, IŞİD tarafından TSK’ya karşı bombalı araçla yapılan intihar saldırısı ile şimdiye kadar 5 saldırıda netice aldığı anlaşılmaktadır. TSK ve ÖSO birlikleri toplanma bölgesinde iken veya taarruzu durdurulmak için karşı taarruz kapsamında bu tür saldırıya maruz kalınmıştır. Açıkça, birliklerin bulunduğu bölgenin keşif ve gözetlemesinin yapılamadığı -ki bu husus taktik harekatın en temel gereklerindendir- ve taarruz esnasında durumsal farkındalığın kaybolduğu çok açıkça görülmektedir.

Bu çok temel ve basit ama neticesi ağır hataların en acı örneği 21 Aralıkta 16 şehit verilen saldırı sonrasında çekilen aşağıdaki fotoğraftadır. Duvar boyunda sıralanan zırhlı araçlar, duvarın korumasına güvenildiği, yaklaşan bombalı aracın fark edilmediği, personelin araç içerisinde bulunduğu, durumsal farkındalığın kaybedildiği yani gözetleme yapılmadığını göstermektedir. Bu kadar yanlış bir tertiplenme, en temel gözetlemenin yapılmaması, gerekli emniyet tedbirlerinin alınmaması, araçların uzaktan karşılanmaması, İHA ile 24 saat gözetleme desteğinin sağlanmamış olması başta olmak üzere yapılan sayısız temel hata, en basit ifadesi ile acınacak bir durumdur.

bombalı saldırı resim
Birliklerimize bombalı saldırı yapılan hastane bahçesi. Tertiplenmedeki hata, gözetleme eksikliği, Tankların ateş ve manevra yeteneklerinin kullanılmaması, tarif edilemeyecek bir amatörlüğü işaret ediyor.

https://pbs.twimg.com/media/C0OnAazXUAQU59U.jpg:large
Derin Harekat imkan kabiliyetinin olmaması:
IŞİD’in El Bab’ta savunmasının devamlılığı, sürdürülebilir lojistik desteğe ve takviye imkanına sahip olmasından kaynaklanmaktadır. TSK’nin hava ve özel kuvvetleri ile derin harekat icra yetersizliği, sinyal, görüntü ve elektronik istihbaratında dış desteğe bağımlı TSK, IŞİD’in ana ikmal hattı El Bab-Rakka yolunu kesememiştir. Ne zamanki Rusya ve Suriye birlikleri bu yolu kesmiş, o zaman da El Bab harekatının sona erdiği ifade edilmiştir.Tünellere karşı tedbir geliştirilememesi:
IŞİD meskun mahal içerisinde tünelleri kullanarak, TSK ve ÖSO ateşlerinden korunmakta ve kuvvet kaydırmasını etkili biçimde yapabilmektedir. Ayrıca bu şekilde mevzi değiştirerek ateş altında kalmaktan kurtulmaktadır. Tüneller, IŞİD ile savaşan diğer ülkelerin de üzerinde ciddi kafa yorduğu bir tehdit. Her askeri sorun olduğu gibi bu da karmaşık ve çok boyutlu, diğer eksikler ile girift: İstihbarat desteği olmayınca önceden keşif yapılamıyor. Siyasi baskı sürat dikte ediyor ancak şehirlerde zaman baskısı olmadan adım adım ilerlemek ve tespit edilen tünelleri imha etmek gerek. Termobarik bombalar kullanılmalı ama bunların ikmali yetersiz. Tabii ki en başta bu eksiklerin tespiti, tehdidin üzerine kafa yorulması lazım ki şu anda ne emrinde birlik olmayan Genelkurmayın, ne de bütün kritik personeli ve komuta yapısı tasfiye edilmiş Kuvvet Komutanlıklarının bunu yapabilecek kabiliyeti var. Genelkurmay Başkanı Cumhurbaşkanı’nın, Kuvvet Komutanları ise Milli Savunma Bakanının ziyaret dekorları olmaktan öteye gidemiyor.

Eğitim eksikliği ve liderlik zafiyeti: Planlandıktan kısa süre sonra icraya geçilmesi, Fırat Kalkanı Harekatına katılan birliklerin birbirleri ile yeterli eğitim yapamadan harekata katılmalarına sebep olmuştur. Asıl önemli eksikliğin ise, yukarıda da ifade edildiği üzere kara harekatının en temel taktik kaidelerine dahi riayet edemeyen birlikleri komuta eden liderlerin yetersizliği olduğu anlaşılıyor. 15 Temmuz sonrası yaşanan kıyımın faturası General eksikliğinden dolayı stratejik ve operatif seviyede çok vahim olarak hissedildi, ancak düşük rütbelerde de bu eksikliklerin acı faturaları ortaya çıkıyor. İntikal emniyetini almaktan aciz, ateş gelen yere süratle yanıt vermeyerek birden fazla zırhlı aracı aynı mevziden gelen ateşle kaybeden birlikleri görmek anlaşılır gibi değil. Her seviyedeki liderlik zafiyeti, birlikler arasında koordine eksikliğine, tahmin edilebilir hareketler uygulanmasına yol açmıştır.

Komuta kontrol problemleri: TSK azami merkeziyetçi karar verme yapısına ve liderlik kültürüne sahiptir. Bu husus muharebe sahasında hızlı hareket edilememesine ve doğacak fırsatlardan yararlanamamasına sebep olmaktadır. Ayrıca ÖSO’yu oluşturan grupların dağınık hali disiplinsizliği artırmaktadır. Merkezi liderlik tarzının etkin bir emir komuta ile bu özelliğini bir avantaja çevirebilmesi ve en azından istenen yer ve zamanda kuvvet teksifi sağlayabileceği umulur. Ancak maalesef bu da gerçekleşmemiştir. Hiç olmazsa tanksavar ateşi gelen mevzilerin ateş destek veya hava unsurlarının süratle imha edilmesini sağlaması komuta kademesinin asgari sorumluluğu olması gerekirken bu konuda dahi başarı sağlanamamıştır. Küçük birlikler kaderleri ile başbaşa bırakılırken, Harekatın komutanı Gen. Aksakallı’nın başarısızlığın sorumluluğunu ast birliklere yıkan bir raporu Genelkurmaya gönderdiği konuşulmaktadır.

Lojistik problemler: Zırhlı birlik harekâtı ikmal ve bakım açısından süreklilik isteyen bir harekât çeşididir. Harekatın derinlikte icra edilmesi ikmal konvoylarının daha fazla zamana ihtiyaç duymasına ve yolda saldırıya maruz kalma riskinin artmasına yol açmaktadır. Basında yer alan askerlerin en temel ihtiyaçlarının dahi karşılanmadığına dair çok açık kanıtlarla destekli iddialara MSB’nin yanıtı, ikna etmekten uzak bir basın açıklaması olmuştur. Hiçbir fotoğraf veya kamera görüntüsü verilmeden yapılan bu komik açıklamada yer alan “Sınır ötesinde üs bölgelerinin açılması ile beraber personelin ibatesinin en iyi şekilde sağlanabilmesi maksadıyla ilgili Mülki İdare Amirlikleri de görevlendirilmiştir” ibaresinden, Suriye topraklarındaki askerin ibatesi sorumluluğunun da vali ve kaymakamlara bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu en hafif ifadesiyle onur kırıcı. Personelin asgari ihtiyaçlarının karşılanmasında dahi problemler yaşandığı sosyal medyaya yansıyan görüntülerde çok açık.

Taktik boyuta gelince, Hava kuvvetleri hassas güdümlü mühimmat tedariğinde sorun yaşıyor, arazide tahrip olan zırhlı araçlar vasıflı kurtarıcı olmamasından dolayı zaman zaman kendi uçaklarımızla imha edilmek zorunda kalıyor. Özellikle hassas mühimmat konusu, bir kalemde geçilemeyecek kadar önemli. Meskun mahalde hassasiyet sadece taktik başarı için değil, sivil kayıpların önlenmesi için de şart.

Neler Yapılabilir?

Siyasi iradenin macera hevesinin bitmeyeceği artık çok açık anlaşıldı. Menbiç ve/veya Rakka nâralarından sonra birliklerimizin daha uzun bir süre aşağıda kalacağı aşikar. En azından bundan sonra zırhlı birlik zayiatını azaltmak maksadıyla alınabilecek asgari tedbirlerden bazıları şöyle:

1. Siyasi irade askeri hedefleri dikte etmeyi, siyasi hedefler doğrultusunda zaman ve mekan kısıtları koymaya bir son vermeli, gayretini TSK’nın ihtiyaçlarının teminine yoğunlaştırmalıdır.

2. Generaller, siyasi iradeye gerektiğinde hayır diyebilecek onuru ve ihtiyaçlarının temini için gerektiğinde istifa edebilecek cesareti göstermelidir.

3. Kervanı yolda düzme anlayışı bırakılarak, göreve gidecek birliklerin muharebe grubu şeklinde teşkilatlanması, eksiklerinin giderilmesi, beraber eğitim yapmayı müteakip hazır olarak sevk edilmesi sağlanmalıdır. 50 civarında tugayı olan bir Kara Kuvvetlerinin tam olarak hazır bir veya iki tugayı neden bir rotasyona tabi olarak sevk edemediğinin hesabının da Generallerden ve onların patronu olan Milli Savunma Bakanından sorulması gerekir.

4. Suriye’de IŞİD dahil çok etkin olarak İHA’ları kullanırken birliklerimizin hala döner kanatlı sistemleri olmaması, İHA’ların merkezi olarak yönlendirilmesi felaket habercisi. Derhal Tugay seviyesinde taktik, tabur seviyesinde de döner kanatlı sistemlerin tedariği şart. Senelerdir uçacağı söylenen ANKA hikayeleri artık iyice bıkkınlık verdi, olan sahadaki birliklere oluyor.

5. Genelkurmayın çok sevdiği “Fırtına obüsleri ile etkisiz hale getirildi” açıklamaları bir yana bırakılarak, tehdide süratle karşılık verebilecek bir ateş destek planının geliştirilmesi şart. Sağlanmayan kara hava desteğinin ikamesi 1999 yılında Rusların Grozni’de yaptığı gibi topçu ve ÇNRA’ların taarruz kademesine yaklaştırılıp görerek ateş kabiliyetinden de yararlanmak suretiyle sağlanabilir.7

6. Tanksavar ateşlerine karşı artık bir tedbir geliştirilmesi elzem. Defalarca, birlikler aynı mevziden gelen arka arkaya ateşlere tedbir almadıklarından dolayı zayiat verdi. Piyadeler daha etkin olarak kullanılmalı, gerektiğinde GZPT’den indirilmeli8, yüksek arazi kesimleri piyade birlikleri tarafından kontrol altına alınmalı ve keşif/gözetleme sonucu tanklara ve diğer manevra unsurlarına hedef tespit hizmeti sunulmalı ve TAS’ların süratle etkisiz hale getirilmesi sağlanmalıdır.9 2006 yılında İsrail-Hizbullah Savaşı meskun mahalde muharebede indirilmiş piyadenin önemini doğrulamıştır.10 Ancak acı olan, birliklerimize yapılan saldırı görüntülerinde anlaşıldığı üzere indirilmiş piyadeler dahi TAS ateşine süratle tepki vermek yerine dağılmayı ve gizlenmeyi tercih etmiştir ki açık bir disiplinsizlik ve eğitimsizlik örneğidir. Birlikler, çok temel kurallara; ufuk hattına silüet düşürmeme, ateş geldiğinde süratle tepki verme, gerektiğinde sisleme yapma, durulduğunda asgari kule mevzileri kullanma gibi hususlarda (bunları yazmak bile insanın yüzünü kızartıyor!) eğitilmelidir. Taarruzlar taktik İHA, iyi koordine edilmiş hava kuvvetleri ateşi ve ileri yanaştırılmış topçu, ÇNRA ateşi ile desteklenmesi bir hal tarzıdır.

7. Bombalı araçla intihar saldırılarına, özellikle sabit üs bölgelerinde tedbir alınamamış olması kabul edilemez. MSB sürekli reklamını yaptığı keşif gözetleme işe yaradığını artık ispat etmeli. Bazı problemlerin çözümü basittir. Keşif/gözetleme teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin önemini korumaktadır.

8. İstihbarat birimleri işlerini yapmalı ve tünellerin haritası, yine 1982’de İsrail’in kendine müzahir Lübnanlılar vasıtası ile tünellerin haritasını çıkardığı gibi11, insan istihbaratı ile oluşturulmalı.

9. Suriye derinliğinde IŞİD’in ikmal ve takviyeleri kesilmelidir. (Yakın hava desteğini dahi sağlamayana TSK’nın bunu nasıl gerçekleştirebileceği tabii ki harekatı sevk ve idare edenlere sorulacak sorular arasında)

10. Atılan subaylar, kapatılan eğitim kurumları v.b. Sebebiyle meydana gelen küçük birlik komutanı açığının giderilmesinin zamanı geçmiştir. MSB derhal bu konuda şeffaf bir açıklama yaparak durumu ve planlarını ortaya koymalıdır.

Sonuç

TSK’nın Suriye macerası devam edeceğe benziyor. Bundan sonraki yol ise çok daha fazla engelle dolu. Birliklerin muharebe yorgunluğu ve yıpranmışlığının had safhaya çıkmış olması başta olmak üzere, pek çok devasa sorun var: Siyasi iradenin oynaklığı, bölgesel dinamiklerdeki sürekli değişkenlik ve belirsizli, TSK’nın komuta zafiyeti, yetersiz imkan kabiliyet, muharebe sahasından bilgi akışının kısıtlanması, hava desteğinin yetersizliği, lojistik sorunlar, eğitim eksikliği bunlardan sadece bazıları.

Sınırın sadece 30 km. güneyine dahi yeterli lojistik ve taktik desteği sağlayamayan Türk Silahlı Kuvvetleri, eğer Münbiç ve Rakka’yı gerçekten hedefliyorsa, kamuyounda sağlıklı bir tartışma yapılarak bunun nasıl başarılabileceğinin incelenmesi şart. Türkiye’deki mevcut medya ve sözde güvenlik analizcilerinin kayıtsız şartsız birliklere destek ve sıfır eleştiri politikası dikkate alındığında bunun gerçekleşme olasılığı ise sıfıra yakın.

Umarız, burada dile getirilen hususlar en azından bu yönde bir gelişmeye ufak da olsa katkı sağlar. Sonuçta, kaybolan hepimizin evlatları.

Notlar:

1 Maalesef gerek basın açıklamaları gerekse resmi kaynaklardan harekatla ilgili net bilgilere ulaşmak mümkün olmamakta. Bununla birlikte, özellikle yabancı kaynaklı bazı sitelerde detaylı bilgiler mevcut. Bu çerçevede, genel kabul görenlerden birisi olan https://syria.liveuamap.com/en/time/05.03.2017 sitesinni geçmişe yönelik incelemesinden, üç büyük taarruz yapılmış olduğu anlaşılıyor.

2  Michael, Knights and Alexandre Mello. “The Cult of Offensive: The Islamic State on Defense”, CTC Sentinel, Vol.8 Issue.4, April 2015.s.7

“A key lesson of the last six months is that retaking town centers is not a real measure of success: stabilizing the whole defensive zone, including the rural belts, is the real victory.”

3 Marine Corps Intelligence Activity, April 1999, s.7’de Sovyetler birliğinin dağılmasından sonra Rusya’nın Çeçenya’ya hakim olmak maksadıyla Aralık 1994-Ağustos 1996 arasında icra ettiği harekatta çok fazla zayiat vererek çekilmek zorunda kaldığı anlatılmaktadır. Başlangıçta zayiatın çok az olacağı değerlendirilmiş fakat zaman geçtikçe bu değerlendirmenin yanlış olduğu Rusya Savunma Bakanlığı tarafından kabul edilmiştir. Örneğin Groznideki meskun mahal muharebelerine giren 120 zırhlı aracın 105’i vurulmuş ve savaş dışı kalmıştır. Muharebelerin bütününde bu sayı 400’dür ki toplam zırhlı araç miktarının %18ini oluşturmaktadır. Personel zayiatı ise %12.5’dur. Aynı yayının 23’üncü sayfasında 1982’de İsrail’in Lübnan’da meskun mahal muharebelerinde aşırı kaybına bakılabilir. Yine Matthews Matt tarafından yazılan “We were caught unprepared” adlı yayının 47’inci sayfasında 2006’da İsrail’in Lübnan’da meskun mahal muharebelerinde aşırı kaybına bakılabilir.

4Michael, Knights and Alexandre Mello. “The Cult of Offensive: The Islamic State on Defense”, CTC Sentinel, Vol.8 Issue.4, April 2015.s.5’deki ifadesiyle “” IŞİD’in araçla intihar saldırılarına, Jessica D.Lewis’in Middle East Security Report 21:Islamic State a Counter-St rategy for a Counter-State adlı yayımının s.19’daki ifadesinde “The Operational and strategic depth of ISIS belies the depth of its supporting institutions.” sürdürülebilir lojistik desteğine vurgu yapmaktadır.

6 https://www.youtube.com/watch?v=_0ngJirboNo dakika 05.00-05.10 arası görerek atış kabiliyeti ifade edilmektedir.

7 Marine Corps Intellıgence Activity, April 1999, s.16.

8Armor The Mounted Warrıor Magazine,7.

9Armor The Mounted Warrıor Magazine,32.

10We were caught unprepared, Matthews Matt, s.34.

11 Marine Corps Intellıgence Activity, April 1999, s.33.

Advertisements